Divan-ı Lügat-ı Türk

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

KAŞGARLI MAHMUT

Doğum tarihi kesin olmamakla birlikte 1025 olarak biliniyor.
11.yüzyılda, Karahanlılar döneminde yetişen, soylu bir aileden gelen ve iyi bir eğitim alan Kaşgarlı Mahmud, bilinen ilk Türk dil bilginidir. 
Bir dönem Bağdat’ta bulunan Kaşgarlı Mahmud, Türk kültürünün Araplara tanıtılmasında büyük rol oynamıştır.
Türk yurtlarını adım adım gezmiştir.
Türkçeyi Araplara öğretmek amacıyla Divânü Lügati’t Türk ve Kitabu Cevahirü’n Nahv Fi Lugati’t Türk adlı kitapları yazmıştır. 

Bu tür çalışmalarıyla Türkçenin gelişmesine ve Türk dil birliğinin sağlanmasına önemli katkıda bulunmuştur.
Kaşgarlı Mahmud, ömrünün sonlarına doğru yeniden Kaşgar’a dönmüş ve burada ölmüştür
Doğu Türkistan’da bulunan Kaşgar şehrine 35 kilometre uzaklıktaki Azak köyünde olan kabri, 1983 yılı temmuz ayında bulundu
DİVANÜ LÜGATİ’T-TÜRK

Divân-ı Lügati’t-Türk, Kaşgârlı Mahmut tarafından 25 Ocak 1072’de yazılmaya başlanmış ve 10 Şubat 1074’te bitirilmiştir.
Abbasî Halifesi El-Kaim döneminde yazılmış, Halife Muktadi Bi’llah’a sunulmuştur.
Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır.
 Bu kitap Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin de Arapça kadar önemli bir dil olduğunu kanıtlamak amacı ile yazılmıştır.
400 e yakın sav örnekleri verilmiştir.

Türkçe’nin bilinen en eski sözlüğü olup, batı Asya yazı Türkçesi hakkında varolan en kapsamlı ve önemli dil anıtıdır.
 El yazması nüshası 638 sayfadır ve yaklaşık 9000 Türkçe kelimenin ve cümlenin oldukça ayrıntılı Arapça ve başka dillerde açıklamasını içerir.
 Ayrıca Türklerin tarihine, coğrafi yayılımına, boylarına, lehçelerine ve yaşam tarzlarına ilişkin kısa bir önsöz ve metin içine serpiştirilmiş bilgiler mevcuttur. 

Divan-ı Lügati’t Türk sıradan bir sözlük değildir, gramer bilgisi, ağız ve şive özellikleri, halk edebiyatı örnekleri,tarih ve coğrafya bilgileri de bulunan ansiklopedik bir eserdir.
Eserde Türk yurdunu merkez alan bir de dünya haritası bulunmaktadır.
Eserin tek yazma nüshası İstanbul Millet Kütüphanesi’ndedir.
Dıvan ı Lügati’t Türk’ten

Tanrı onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne ilbay kıldı. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı. Dünya milletlerinin idare yularını onların ellerine verdi. Onları herkesten üstün eyledi. Kendilerini hak üzerine kuvvetlendirdi. Onlarla birlikte çalışanları onların yanında olanı aziz kıldı ve Türkler yüzünden onlar her dileklerine erişti. Bu kimseleri kötülerin şerrinden korudu. Onların dokunmasından korunabilmek için aklı olan adama düşen şey bu adamların tuttuğu yolu tutmak oldu. Derdini dinletebilmek ve Türklerin gönlünü almak için onların dilleriyle konuşmaktan başka yol yoktur. Bir kimse kendi takımından ayrılıp da onlara sığınacak olursa o takımın korkusundan kurtulur. Bu adamla birlikte başkaları da sığınabilir

. And içerek söylüyorum, ben, Buhara’nın sözüne güvenilir imamlarından birinden ve başkaca Nişaburlu bir imamdan işittim ikisi de şahitleriyle bildiriyorlar ki, Peygamberimiz kıyamet alametlerini, ahir zaman karışıklıklarını ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkacaklarını söylediği sırada , ‘Türk dilini öğreniniz; çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardır.’ bu söz hadis ise Türk dilini. öğrenmek çok gerekli bir iş olur. Yok bu söz hadis değilse akıl da bunu emreder.

Ben onların en uzun dillisi, en açık anlatanı, akılca en incesi soyca en köklüsü, en iyi kargı kullananı olduğum halde onların şehirlerini, çöllerini baştan başa dolaştım. Türk, Türkmen,Oğuz,Çiğil,Yağma,Kırgız boylarının dillerini kafiyelerini belleyerek faydalandım. Öyle ki bende onlardan her boyun en iyi yolda yerleşmiştir. Ben onları en iyi şekilde sıralamış en iyi bir düzenle düzenlemişimdir.
Bana sonsuz bir ün bitmez tükenmez bir azık olsun diye, şu kitabımı –Allah’a sığınarak Divanü Lugati’t Türk adını vererek yazdım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir