Tanzimat 1. Dönem Türk Tiyatrosu

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

TANZİMAT 1. DÖNEM TÜRK TİYATROSU

Tanzimat Dönemi’ne gelinceye kadar Türk okuru, tiyatro türüne yabancı değildi. Halkın eğlence ihtiyacını karşılayan karagöz, meddah ve ortaoyunu vardı. Batılı anlamda yazılı bir metne dayanan, oyuncuların bu metindeki rollerini ezberleyip olayı sahnede seyirci önünde canlandırabilecekleri ilk yerli eser Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” adlı komedisidir.
 
“Tiyatro bir eğlencedir; fakat eğlencelerin en faydalısıdır.” diyen Namık Kemal bu dönemin önemli tiyatro sanatçılarındandır. Tiyatrolarını halkı eğitmek için yazan Namık Kemal, romantizmin etkisinde kalmıştır. Tanzimat Dönemi tiyatro yazarlarından Abdulhak Hamit Tarhan bu dönemde en çok tiyatro eseri veren sanatçılarımızdandır. Çok farklı bir milli tiyatro anlayışına sahip olan yazara göre “Asıl milli tiyatro seyircilere herkesten iyi bildikleri kendi hayatlarını değil, tanımadıkları toplulukların veya azınlıkların hayatlarını, İslâm ve Osmanlı tarihinin muhteşem olaylarını tanıtan eserlerdir.” Ahmet Vefik Paşa, Moliere’den çeviriler yaparak Tanzimat tiyatrosuna büyük hizmetler yapmıştır.

Tiyatro ilk defa bu dönemde görülmeye başlanmıştır.
 İlk tiyatro örneği Şinasi’nin Şair Evlenmesi’dir.
1839-1856 yılları arasında Türk edebiyatına giren yeni türlerin içinde en önemlisi tiyatrodur. 
Tiyatroyu bir eğlence ve eğitim aracı olarak gören Tanzimat Dönemi yazarları, genel olarak tiyatro eserlerinde sade bir dil kullanmışlardır. 
Okuma-yazma oranının düşük olduğu o dönemde bir eseri sahnede sergilemek, halka ulaşmada çok daha kısa ve etkili bir yol olarak düşünülmüştür.
Tanzimat Dönemi’nin ilk kuşak sanatçıları, tiyatroda estetik ve sanat kaygısı gütmemişler, halkı eğlendirerek eğitmeyi, sosyal konular üzerinde bir kamuoyu yaratmayı amaçlamışlar, sade bir dille de bu amaçlarını gerçekleştirmek istemişlerdir.

Tanzimat edebiyatının ikinci dönem tiyatro yazarları ise tiyatronun estetik ve edebî değer taşıyan bir tür olduğunu düşünerek, birinci dönemden farklı bir tiyatro anlayışı yaratmışlardır.
Daha ağır ve sanatlı bir dil kullanmışlar, sahnelenmesi zor olan konuları işlemişler, “Okunmak için tiyatro” anlayışını getirmişlerdir.
Batı kültür ve anlayışının toplumumuza yerleşmesi ve gelişmesinde, toplumsal yaşamımızın biçimlenmesinde Tanzimat Dönemi tiyatrocularının büyük katkısı olmuştur. 
Tiyatro bir çeşit Türk toplumunu kökten sarsan Batı kültürünün sosyal ve siyasî hayatımızı yansıtan belge niteliği kazanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir