Yapılandırmacılık

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

YAPILANDIRMACILIK
MAKÜ. BURDUR EĞİTİM FAKÜLTESİ
Yapılandırmacılık nedir?
Yapılandırmacılık, öğrenme ve eğitim
bağlamında bir terim olarak bilginin yapılandırılmasını ifade eder.

Yapılandırmacı yaklaşıma göre bilgi, bilenden bağımsız bir şekilde doğada var değildir. Bilgi, kişiden (özneden) bağımsız değildir. Kişi, bilgiyi diğer kişilerle etkileşerek yapılandırır; bilgiden kendi de çevresi de etkilenir.

Bilgi, zihinsel süreçlerden geçilerek yapılandırılır. Bu nedenle de bilginin yapılandırılması bireysel
ve içsel bir kavramdır.

Yapılandırmacılık nedir?
Yapılandırmacılık; gelişme, öğrenme, eğitim ve felsefe alanlarını kapsayan disiplinlerarası bir kavramdır.
Yapılandırmacılık, öğretimle ilgili bir kuram değil, bilgi ve öğrenme ile ilgili bir kuramdır. Başlangıçta öğrenenlerin bilgiyi nasıl öğrendiklerine ilişkin bir kuram olarak gelişmiş ve zaman içinde örenenlerin bilgiyi nasıl yapılandırdıklarına ilişkin bir yaklaşım haline dönüşmüştür (Demirel, 2002).
Yapılandırmacılık nedir?
Yeni bilgiler, gerçek deneyimler sonucunda eski bilgilerin üzerine yapılandırılır.
Yapılandırmacı yaklaşıma göre insanlar kendi anlayışlarını etkin bir biçimde yine kendileri oluştururlar.

Yapılandırmacılığın Temel İlkeleri
Öğretme değil, öğrenme ön plandadır.
Öğrencinin özerkliği ve girişimciliği cesaretlendirilir.
Öğrenmede yaşantı önemli yer tutar.
Öğrenci bilgiyi sorgulamalıdır. Öğrenmede tahmin etme, yaratma ve analiz önemli yer tutar.
Öğrencinin doğal merakı desteklenmelidir.
Öğretmen öğrencinin sadece ne öğrendiği ile değil, nasıl öğrendiği ile de ilgilenmelidir.

Yapılandırmacılığın Temel İlkeleri
Bilgi somut yaşantılardan soyutlamalara ulaşılarak oluşturulur.
Öğrenme, öğrenenlerin kendi anlayışlarını oluşturma yoluyla gerçekleşir.
Öğrenendeki bilişsel yapılar ve şemalar sürekli bir gelişim süreci içerisindedir.
Öğrenme, bir anlık anlama-fark etme işidir.
Öğrenme toplumsal etkileşimle desteklenir.
Anlamlı öğrenme, gerçek öğrenme etkinlikleri sonucu gerçekleşir.
Yapılandırmacı Yaklaşımlar
Bilişsel Yapılandırmacılık: Piaget
Sosyal-Kültürel Yapılandırmacılık: Vygotsky
Radikal Yapılandırmacılık
Bilişsel Yapılandırmacılık
Bilişsel yapılandırmacılar, bireyin yeni karşılaştığı durumları, bilgileri, sorunları kendisinde daha önceden var olan bilgi ve deneyimleriyle bağdaştırarak yeniden yapılandırır.

Sosyo-Kültürel Yapılandırcılık
Sosyo-kültürel yapılandırmacılara göre bilgi, yalnız bireyin zihninde yapılandırılamaz; bununla birlikte, içinde yaşadığı sosyo-kültürel ortamın da bunda çok önemli rolü vardır.
Radikal Yapılandırmacılık
Radikal yapılandırmacılar, bilginin bir dışsal gerçekliğe bağlı olmadan birey tarafından yapılandırıldığını savunurlar (Jonassen,1991; Cooper, 1993).
Yapılandırmacılığın Kuramsal Boyutu
Yapılandırmacılığın gelişimine katkıda bulunan
önemli düşünür ve araştırmacılar:

John Dewey
Jean Piaget
Lev S. Vygotsky
Jarome Bruner
E. Von Glasersfeld
John Dewey
Öğrenciler sınıf içinde çeşitli öğrenme araçlarıyla yönlendirilip, birlikte gerçek bir toplulukta olduğu gibi bilgilerini oluştururlar.

Bireyin çevresiyle olan sürekli ve içsel eylemsel ilişkisi bilginin oluşturulmasını desteklemektedir.
John Dewey
Bilmek, daha sonraki deneyimleri kontrol edebilmek için önceki deneyimlerin oluşturulması eylemidir.
Yaşanılan her deneyim yeni tür gerçeklikler yaratır.
Anlamak, birlikte düşünmek ve başkasının eylemlerini göz önünde bulundurmaktır (empati kurma).
Anlayamamak ise, başkalarıyla ortak eylemlerde bulunamamaktır.
Jean Piaget
Bilişsel yapılandırmacıların öncüsü olan Piaget’e göre, öğrenme, özümseme, uyma ve denge kavramlarıyla açıklanır.
Bilişsel gelişim, çevre ile aktif etkileşim sayesinde sürekli gelişir ve değişir. Bu durumda bireyin karşılaştığı yeni bilgi, bireyin ön bilgileri ile çelişmiyorsa özümsenir. Çelişiyorsa bir dengesizlik yaşanır. Dengesizlikten kurtulma çabası ile sonunda zihinsel yapıda bir denge oluşur. Yani bilişsel gelişim bir denge sonucunda özümseme ve uyma süreciyle organizmada adaptasyon sağlanır.
Jean Piaget
Öğrenmenin temeli keşfetmektir.
Anlama, adım adım etkin bir katılım yoluyla oluşturulur.
Düşünce etkinlikten doğar; etkinlik içselleştirilir ya da zihne (özümleme-düzenleme yaparak) yerleştirilir ve böylece düşünce sistemi (bilişsel şema) oluşur.
Bilişsel işlemler, dil gelişime katkı sağlar. Dil, zihinsel işlemler sonucu ortaya çıkar ve zamanla sosyal etkileşim sağlanır.

Lev Vygotsky
Vygotsky’nin, çocukların kendi kavramlarını yine kendilerinin oluşturduğunu vurgulaması nedeniyle temelde oluşturmacı olduğu söyle-nebilir.

Vygotsky, çocukların öğrenme sürecinde bilimsel kavramları ve günlük düşüncelerini yetişkinlerle olan ilişkilerinden öğrendiği-
ne inanmaktadır.
Lev Vygotsky
Sosyal yapılandırmacılığın temelinde Vygotsky’nin görüş-leri bulunmaktadır. 1950 -1960’lı yıllarda oldukça etkili olan Vygotsky’nin kuramının görüşleri günümüzde bilişsel gelişim alanında etkisini sürdürmektedir.

Bilişsel gelişim çocukla çevresindeki bireyler arasındaki karşılıklı etkileşim sonucunda oluşur.

Çocuk,yetişkin,arkadaş ya da öğretmeni yardımıyla ile kendi başına yapabileceğinden daha fazlasını yapabilir. Yani, çocuğun tek başına göstereceği performansı ile uzmanı rehberliğindeki ulaşacağı performansı farklıdır. Bu farka “Yakınsal Gelişim Alanı” denir.
Lev Vygotsky
Vygotsky öğrenmede toplumsal etkileşimi ve toplumsal bağlamı vurgulamaktadır.
Çocuk çevresinden kaynaklanan sorunları çözerken yalnız değildir, yetişkinlerden sürekli yardım alır.
Çocuğun başkalarıyla etkileşerek öğrenmesinin aracı dildir. Dil aracılığıyla dinler, başkalarıyla konuşur. Bu yüzden Vygotsky, öğrenmede sosyal etkileşim ve dil öğelerine özel bir ilgi göstermiştir.
Yapılandırmacı ortamda dil, düşünceyi şekillendirmekte, birey ve dünya arasında aracılık kurmaktadır.

Jarome Bruner
Öğrenmeyi etkin bir süreç olarak görür, bu süreçte öğrenen yeni düşünce ve kavramları var olan eski bilgisi üzerinde oluşturmaktadır.
Öğrenen seçer, bilgi alış-verişinde bulunur, hipotezler oluşturur, kararlar alır ve bunları yaparken de bilişsel yapılarına dayanır.
Öğrenme sürecinde öğretenle etkin bir konuşma içerisinde olan öğrenenin, öğrenme ilkesini keşfetmesi gerekmektedir.
Jarome Bruner
Ders araçlarının, öğreten tarafından öğrenenin bilişsel düzeyine indirgenmesi gerekir.
Gerçek yaşam içerisinde çok yönlü ve farklı bakış açıları vardır ve bu olgu çok erken yaşlarda edinilmektedir.
Çocuklar deneyimlerine üç şekilde anlam vermektedirler:

Jarome Bruner
Bruner’e göre bir öğretim kuramının
taşıması gereken özellikleri:

1. Öğrenmeye karşı ilgi ve merak uyandırmak
2. Öğrenenin bilgiyi en iyi şekilde özümseyebile-
ceği bir bilgi yapısına sahip olmak
3. Güdüleme için ödül ve cezalardan en iyi şekilde yararlanmak.
Von Glasersfield
Yapılandırmacılık, eğitim alanında dünyayı sarsacak yenilikler yapma iddiasında değildir. Üstelik hayli eskiye dayanan bir görüştür.

Bazı öğretmenlerin, kuramsal temelleri olmaksı-zın, şimdiye kadar yaptıkları etkinliklere sağlam kavramsal temeller sağlama çabası olarak kabul edilebilir.
Von Glasersfield
Bilgiye ulaşmada eğer oluşturmacılık kuramının geçerliğini kabul edersek, bilenden bağımsız bir bilginin var olamayacağını, öğrenirken sadece kendi oluşturduğumuz bilginin varlığını benim-sememiz gerekir.

Öğrenme, nesnelerin gerçek doğasını anlamak ya da düşünceleri hatırlamak değil; öğrenme sürecinde örgütlediğimiz açıklamalar, şemalar ve yapılardan duyuşsal olarak kişisel veya toplumsal anlamlar oluşturmaktır.

Yapılandırmacı Öğrenme İlkeleri
Öğrenme etkin bir süreçtir.
İnsanlar, öğrenirken öğrenmeyi de öğrenirler.
Anlam oluşturma etkinliği zihinseldir, zihinde gerçekleşir.
Öğrenme dili içerir; dil öğrenmeyi etkileyen önemli bir araçtır.
Öğrenme toplumsal bir etkinliktir.
Öğrenme bağlamsaldır, önceki yaşantılarla ilişkilendirilmelidir.
Öğrenmede zamana gereksinim vardır, öğrenme anlık değil, nispeten kalıcı izlidir.
Güdülenme öğrenmede anahtar kavramlardan biridir.
Yapılandırmacılık okul programı ile nasıl bütünleştirilebilir?
Her konu başlığını bir problem çözme etkinliği içerisinde ele alın.
Konuları etkinliklerle bütünleştirin.
Gerçek hayata dair çeşitli ödevler oluşturun.
Internet’i kullanın
Teknolojinin bütün olanaklarını kullanın.
Özet
Öğrenciler kendi aralarında, öğretmenlerinden öğrendiklerinden daha fazla şey öğrenirler.
Öğrenme ve bilginin kazanılması sosyal bir etkinliktir.
Bilimsel bilginin doğruluğu göreledir, değişebilir.
Anlam kendi zihnimizde oluşturulur.
Özet

Bilgi ve anlayış bir insandan diğerine aktarılabilen bir şey değildir.
Yeni anlayışlar eskiler üzerinden ve var olanlar değiştirilerek oluşturulur.
KPSS
1. – Piaget’nin zihinsel gelişim kuramına dayalıdır.
– Öğrenenin deneyim kazanmasına ve onun bu deneyimlerini düşünmesine dayanır.
– Öğretmenin görevi öğretmek değil öğrencilerin öğrenmelerini sağlamaktır.
Yukarıdaki özellikleri barındıran öğretme -öğrenme yaklaşımı hangisidir (Kpss 2004).

A) Çoklu zeka kuramı B) Eleştirel Düşünme
C) Yapılandırmacılık D)Yaşam boyu öğrenme
E) Seviye grupları uygulaması
Çözüm
Soru kökünde yer alan özellikler yapılandırmacılık yaklaşımını tanımlamaktadır.
Doğru cevap: C

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir